Prof.Dr. BİNNUR YEŞİLYAPRAK

KİŞİSEL WEB SAYFASI
  • ANASAYFA
  • ÇALIŞMALAR
    • Yazılar, Söyleşiler, Röportajlar
      • Basın açıklamaları
      • Yayınlanmış yazılar
    • Power Point Sunuları
  • ZİYARETÇİ DEFTERİ
    • Deftere Yaz
    • Defteri Oku
  • İLETİŞİM
Ana Menü
  • Anasayfa
  • Akademik Özgeçmiş
  • Konferans ve Bildiriler
  • Yayınlar
  • Katılınan Programlar
  • İlgi Alanları
  • Üye Olduğu Kuruluşlar
  • Projeler
  • Verdiği Dersler
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
Çalışmalar
  • Yazılar, Söyleşiler, Röportajlar
  • Power Point Sunular

İlk Ve Ortaöğretimde Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Hizmetlerine İlişkin Türk Pdr-Derneği Raporu

Eğitim kurumlarında yer alan rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliğinde tanımlandığı gibi, “öğrencilerin kendini gerçekleştirmelerini, eğitim sürecinden yetenek ve özelliklerine göre en üst düzeyde yararlanmalarına ve gizilgüçlerini en uygun şekilde kullanmalarına ve geliştirmelerine yönelik” hizmetlerdir. (MEB, Tebliğler Dergisi, Sayı: 2524, Mayıs 2001)

 

Rehberlik ve Psikolojik Danışma hizmetleri genel anlamda “bireyi geliştirici ve koruyucu/önleyici ruh sağlığı hizmeti”dir. Eğitim sürecinde, öğretim ve yönetim hizmetleri yanı sıra öğrencilerin kişisel, eğitsel ve mesleki gelişimlerini sağlamaya yöneliktir. Bu hizmetlerin profesyonel kişilerce ve yeterli düzeyde verilmesi öğrencilerin psiko-sosyal gelişimleri açısından olduğu kadar sağlıklı ve demokratik bir toplum olabilme açısından da son derece önemlidir.

 

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı eğitim kurumlarında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin temel boyutlarını, kişisel, eğitsel ve mesleki rehberlik hizmetleri oluşturmaktadır. Okullar bünyesinde bu hizmetler, okul rehberlik ve psikolojik danışma servisi tarafından yürütülmektedir. İllerde ve ilçelerde bulunan Rehberlik ve Araştırma Merkezleri bu konuda okullara destek hizmetleri sunmak ve eşgüdüm sağlam görevini üstlenmektedir.

 

Gerek okul rehberlik servislerinde gerekse RAM bünyesinde hizmetleri yürüten kişiler, ilgili yönetmelikte “Rehber Öğretmen (Psikolojik Danışman)” olarak nitelenerek şu şekilde tanımlanmıştır:“Eğitim-Öğretim” kurumlarındaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık servisleri ile Rehberlik ve  Araştırma Merkezlerinde, öğrencilere rehberlik ve psikolojik danışma hizmeti veren, üniversitelerin “Psikolojik Danışma ve Rehberlik ile Eğitimde Psikolojik Hizmetler alanında lisans eğitimi almış personeli” (MEB Tebliğler Dergisi, sayı:2524 Mayıs,2001).

 

Kavram olarak 1950’lerde ve uygulama olarak 1970’lerde eğitim sistemimizde yer almasına, Milli Eğitim Şuralarında ve Kalkınma Palanlarında önemle vurgulanmasına rağmen, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri açısından hedeflenen gelişmenin bugün için nicelik ve nitelik olarak çok gerisinde kalınmıştır.

 

Bu kısa açıklama ve saptamalar sonucu açıkça görülecektir ki geçmiş dönemlerde doğru ve yeterli politikalar izlenmemiş olması, sorunun büyüyerek günümüze gelmesine neden olmuştur. Hükümetimizin bu konuya duyarlılıkla eğileceği beklentimizle konuya ilişkin görüş ve önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır.

 

Görüş ve Önerilerimiz

1.Türk Eğitim Sistemi içinde rehber ve psikolojik danışma hizmetleri, özel eğitim hizmetleri ile birlikte “Özel Eğitim, Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü” olarak örgütlenmiştir. Bu şekilde örgütlenmiş Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin tüm öğrencilere yönelik bir hizmet olarak sürdürülmesini engellemekte ve hizmetlerin daha çok “özürlü” ya da “sorunlu” öğrenciye hizmet anlayışı ile sınırlandırılmasına yol açmaktadır. Her iki alanın gelişmesi açısından eğitim sisteminde “Özel Eğitim Hizmetleri”nin ayrı, “Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri”nin ayrı olarak örgütlenmesinin daha uygun olacağı;

 

2.Ortaöğretimde 1970’lerde ve ilköğretimde 1997 yılında başlayan okullara rehberlik uzmanlarının atanması uygulaması öğrencilerin “yöneltme” ihtiyacı üzerine odaklanmıştır. Oysa “yöneltme hizmeti” rehberlik alanı içinde mesleki rehberlik hizmetlerinin sadece bir yönünü ve sürecin bir parçasını oluşturur. Öğrencinin kendine uygun bir eğitim programına, iş ve mesleğe yönelmesi onun, kişisel-sosyal, eğitsel ve mesleki gelişimi içinde gerçekleştirebilir. Bu yüzden eğitim sistemimizde bu hizmetlerin “Kapsamlı/Gelişimsel Rehberlik Yaklaşımı” içinde ele alınmasının; gerek bilimsel anlayış, gerekse hizmetlerden beklenen yarar açısından gerekli olduğu;

 

3.Eğitim sürecinde rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin bir takım çalışması olduğu ve sistemin öğeleri olan yöneticilerin, öğretmenlerin ve müfettişlerin mutlaka rehberlik ve psikolojik danışmanlık anlayışına sahip olacak düzeyde yetiştirilmesi gereği;

 

4.Özellikle son yıllarda eğitim kurumlarında “rehber öğretmen” kadrolarına rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanı dışından kişilerin atanması ve çok kısa süreli hizmet içi eğitimle yetiştirilmeye çalışılması; gerek bu göreve atananlar açısından gerekse öğrenciler açısından sıkıntı yarattığı gibi alana yönelik olumsuz ve yanlış algılamaların oluşmasına yol açabildiği gözlem ve araştırma sonuçlarıyla saptanmıştır.

Bizce her elemanın yetiştiği alanda istihdam edilmesi uzmanlık alanına ve meslek etiğine saygı gereği olduğu kadar hizmetin niteliği açısından son derece önemlidir.

Bu nedenle, bundan böyle okullarda bu görevi yürütecek elemanlarda mutlaka üniversitelerin Rehberlik ve Psikolojik Danışma lisans ve yüksek lisans programlarından mezun olma şartının aranmasını,

Mevcut atanmış personelin ise ya alan dışı atanmış olan PDR personeli ile yer değiştirmesini ya da ivedilikle bu alanda geleneği ve yetişmiş personeli olan Hacettepe, Ankara Üniversitesi, ODTÜ, Ege Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi gibi kurumlarda açılabilecek tezsiz yüksek lisans programlarından geçirilerek yetiştirilmesini önermekteyiz.

 

5.Çocuk ve gençlerin eğitimine yönelik her türlü özel eğitim ve öğretim kurumlarında (özel dershaneler, özel okullar, etüd merkezleri, çocuk kulüpleri vb.) mutlaka rehberlik ve psikolojik  danışma alanında yetişmiş bir elemanın kadrolu olarak istihdam edilmesi ve özlük haklarının devlet okullarında çalışan meslektaşlarıyla eşit hale getirilmesi,

 

6.Rehberlik ve Psikolojik Danışma alanında yetişmiş olup da MEB’de farklı kadrolara atanmış/görevlendirilmiş alan elemanlarının “rehber öğretmen” (psikolojik danışman) kadrolarına kaydırılması;

 

7.Ülkemizde farklı üniversitelerimizde psikolojik danışma ve rehberlik alanında eğitim veren 21 lisans ve yüksek lisans programından yılda ortalama 750 alan elemanı yetişmektedir. Her elemanın yetiştiği alanda istihdam edilmesi uzmanlık alanına ve meslek etiğine saygı gereği olduğu kadar hizmetin niteliği açısından son derece önemlidir. Bu nedenle, okullarda bu görevi yürütecek elemanlarda mutlaka üniversitelerin Rehberlik ve Psikolojik Danışma lisans ve yüksek lisans programlarından mezun olma şartının aranması,

 

 

 

8.Devlet personel yasasında “psikolojik danışman” kadro karşılığı bulunmamaktadır. “Psikolojik Danışman” kadrolarının sağlanması için gerekli yasal değişikliklere gidilmesi ve eğitim kurumlarında Okul Psikolojik Danışmanı kadrolarının tahsis edilmesi;

 

9.Yeni atamalar için Rehberlik ve Psikolojik Danışma lisans koşulu aranmasının yanı sıra; İl Milli Eğitim Müdürlerince ve Valiliklerce alandan olamayan kişilerin görevlendirilmesinin engellenmesi;

 

10. İlköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki (liseler) psikolojik danışman ihtiyacını karşılama konusunda kısa vadede okullara yeterli sayı ve nitelikte eleman sağlamanın güçlüğü göz önüne alınarak, rehberlik ve araştırma merkezlerinin kadroların sayıca yeterli hale getirilmesi ve geliştirilmesi;

 

11. Okullarda ihtiyaç duyulan alan elemanlarını yetiştirmek için öğretim kadroları yeterli üniversitelerde PDR program kontenjanlarının artırılması ve ikinci lisans öğretiminin açılması gibi seçeneklerin değerlendirilebileceği ancak bu konuda üniversiteler arasında ortak kriterlerin belirlenmesi,

 

12. İllerdeki dağılımın “okul-öğrenci-psikolojik danışman” oranları açısından dengeli hale getirilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması; il içi, iller arası yer değiştirme ve yeni atamalarda bu oranların dikkate alınması,

 

13. İllerdeki farklı sayı ve ihtiyaçlar dikkate alınarak yapılacak A,B, ve C tipi yapılanmayı düzenleyen 03.09.2004 tarihli 65 nolu genelgenin ara bir çözüm olarak uygulanabileceği, ancak;

 

14. Ülkemizde 30 yıllık bir geçmişe dayanan “okul temelli PDR hizmetleri”nden vazgeçilmemesi ve “her okulda öğrenci oranına göre okul psikolojik danışmanı istihdam edilmesi” hedefinin korunması,

 

15. Üniversitelerin PDR programları bulunan illerde son sınıf öğrencilerin okullara bu hizmetleri sağlamada yararlanabileceği (uygulama ve staj kapsamında),

 

16. Genel müdürlükte okul uygulamalarında kullanılacak program, yayınlar, ölçme araçları vb. geliştirecek etkin bir birim oluşturulmalı ve okul psikolojik danışmanları desteklenmeli,

 

17. Eğitim sisteminde bu hizmetleri yürüten elemanların (okul psikolojik danışmanları) niteliğini yükseltecek çalışmaların yapılması,

 

18. PDR hizmetlerinin değerlendirilmesi (uygulamadaki sorunlar, aksaklıklar) ve geliştirilmesi amacıyla geniş tabanlı araştırmalar planlanması. Bu araştırmaların gerçekleştirilmesinde MEB, Üniversiteler ve Türk PDR-DER’in işbirliği yapması,

 

19. Rehberlik ve psikolojik danışma alanında, önceki dönemlerden beri büyüyerek gelen bazı sorunların çok kısa sürede çözümlenmesinin beklenemeyeceği, geçmişte çözüm arayışına yönelik uygulamaların meslek alanı olarak gelişmemize ciddi zararlar verdiği göz önüne alınarak, soruna bilimsel etik ve ilkeler doğrultusunda orta ve uzun vadeli çözüm stratejileri ile yaklaşılmasının daha uygun olacağı;

Alan ile ilgili sorunların çözümü konusunda Türk PDR derneğimizin, üniversitelerin ilgili programlarının akademik kadrolarında ve uygulama alanında çalışan üyelerimizin katkıları ile işbirliğine hazır olduğumuzu bir kez daha bildirir, saygılar sunarız.

 

 

 

 

 

 

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Başkanı

 

Copyright © 2009 www.binnuryesilyaprak.com
All Rights Reserved.