Röportaj (www.pdrservisi.com)

1. www.pdrservisi.com: Son günlerde Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanıyla ilgili YÖK’ün yeniden yapılandırma çalışmaları var. Türk PDR Derneği bu çalışmalarda ne gibi katkıda bulunuyor?

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Önce şunu söyleyeyim: Psikolojik Danışma ve Rehberlik mesleği Türkiye’de hızla ilerleyen, gelişen bir alan. Hem kamuoyunda daha bilinir hale geliyor hem de psikolojik danışmanlığa daha çok ihtiyaç duyuluyor. Ve sonuçta bizim alanımızın üzerinde başka alanların kaygıları artıyor. Benim gözlemlerim psikiyatristler de psikologlar da bizim alana daha fazla ilginin olmasından biraz rahatsızlık duyuyorlar. Bu benim kaygım. YÖK’teki psikiyatris olan üyeler, bizim alanın sınırlandırılmasını istiyorlar. Bize iletilen şu: ‘Bunlar rehber öğretmendir, bunlar okullarında kalmalıdır. Bunlar kendilerini terapist zannediyorlar. Dışarıda merkezler açıyorlar. Halbuki terapi bizim işimiz’ diyorlar. Sonuç olarak, psikolojik danışmanların okullarda rehber öğretmen olarak çalışması ve çalışma alanlarının da bununla sınırlı olması gerektiği tepkisini dışarıdan görüyorum. YÖK’ün de bakışı aşağı yukarı bu. Ve Milli Eğitim bakanlığı bize rehber öğretmen kadrosu verdiği için sanki alanımız bununla sınırlı olmalıymış gibi algılanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı bize kadro unvanı olarak “rehber öğretmen”liği veriyor. Ama bizim mesleki kimliğimiz “psikolojik danışman”dır. Bütün rehberlik hizmetlerinin, psikolojik danışma yaklaşımıyla yapılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü aksi takdirde rehberlik hizmetlerinin bu yaklaşımla yapılmaması durumunda teknik olarak öğretim hizmeti dışına çıkılmaz. Bunu da herhangi bir öğretmenin yapması mümkün  olarak algılanır.Sonuçta rehberlik hizmetleri, çok da uzmanlık gerektirmeyen bir alan olarak görülecektir. Biz, alanımızda yetişenlerin eğitim kurumlarında, emniyette, adalette ve endüstri gibi birçok alanda çalışmalarını istiyoruz. O nedenle temel bir psikolojik danışmanlık eğitimi veriyoruz.

Yüksek Öğretim Kurumu, eğitim fakültelerinde yetişen herkesi öğretmen olarak yetiştirme yaklaşımını benimseyen düzenlemeler yaptı. Biz de eğitim fakültelerinin bünyesinde olduğumuz için bize de genel öğretmenlik formasyonu dersleri verilmektedir. YÖK,  tüm öğretmenlik programlarına uyguladığı genel şablonu PDR programına da uygulamak istiyor.   Bizim buna karşı çıkışımız iki noktadadır:

Birincisi, biz üç yıldan beri alanımızla ilgili toplantılar yapıyoruz alanın öğretim elemanlarıyla. Üniversitelerde PDR lisans programlarının gelişmesine yönelik kararlar aldık. Yurt dışındaki programları inceledik. Ve bizim ülkemizin gerçeklerine uygun olarak bir program hazırladık. Bu programı oylama ile onayladık bütün akademisyenler olarak. Bu programın bütün PDR bölümlerinde uygulanmasını kararlaştırdık ve programı YÖK’e de ilettik. Bekledik ki bu program üniversitelerde uygulansın. Bana göre bilimsel tutum bunu gerektirir. Çünkü alanın akademisyenleri çalışmış ve bir program ortaya çıkarmış. Biz bunu en son geçen yıl İnönü Üniversitesinde yapılan toplantıda YÖK başkan vekili Sayın İsa Eşme’ye takdim ettik ve daha sonra da rapor olarak gönderdik. Ancak, kabul görmedi. Daha sonra birkaç akademisyen PDR programını yapmak üzere YÖK’e Ocak ayında davet edildik. Benim dışımda 3 akademisyen daha vardı. Daha önce bizim alandan bir akademisyenin hazırlamış olduğu PDR lisans program üzerinde çalışmamız ve son halini vermemiz istendi. Ben bu uygulamaya katılamayacağımı söyledim. Daha önce bir program hazırladığımızı ve kendilerine sunduğumuzu ifade ettim. Ve üstelik bir öğretmenlik programı olmadığımızı, her ne kadar ‘rehber öğretmen’ kadrosuna atansak da öğretmenlik formasyonu değil psikolojik danışma formasyonu aldığımızı söyledim. Şunu da belirtmek isterim; bizim öğretmenlik formasyonu içindeki bazı dersleri almaya bir itirazımız yok,ancak, “siz öğretmensiniz, okulda öğretmenlik yapacaksınız” bakışı bizim mesleki kimlik sorunu yaşamamızayol açıyor. Bu bakış, alan dışı atamaların daha kolay yapılmasına neden olacaktır. Bu bakış, bizim mesleki kimliğimizi tanımlamakta ve kabul etmekte daha fazla sorunlara neden olacaktır. O nedenle biz bu şablona oturtulmaya karşıyız. Ve ben o toplantıdan çekilmek istediğimi belirttim. Çünkü ,başkanlığını yaptığım sivil toplum kuruluşu olarak akademisyenler bir araya geldik beraber program yaptık, şimdi onu yok sayıp sadece dört akademisyenle yenisini yapmam kendi içinde bir çelişki yaratıyor. Komisyondaki arkadaşlarım kalmam konusunda ısrar ettiler ve şerh koyabileceğimi belirttiler. Sonuçta, toplantının sonunda bir dilekçe yazdım ve bu programı kabul etmediğimi resmi olarak bildirdim. Bu program YÖK’ün sayfasında yayımlandı ve 2 Nisan’a kadar görüş alınacağı belirtildi. Tabii bu uygulamaya tepkiler geldi.

Biz bütün anabilim dalı başkanları 23–24 Mart’ta Ankara’da toplandık. Gazi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapılan bu toplantı anabilim dalı başkanlarının altıncı toplantısıydı. Yeni programı değerlendirdik. Bunun bizim mesleki kimliğimiz açısından sakıncalarını ele aldık ve bir rapor hazırladık. Bu raporda da  daha önce ABD başkanları tarafından hazırlanan programın benimsendiğini, yeni programın benimsenmediğini belirterek YÖK’e takdim ettik. Aynı raporu PDR programı olan bütün üniversitelerin bölüm kurullarından geçirip rektörlük vasıtasıyla YÖK’e gönderilmesini istedik. Bu arada YÖK’ün sitesinde yayımlanan 28 Mart tarihli açıklamada “Meslekî bir kuruluş olarak Türk PDR Derneği başkanının da katılımıyla yapılan bir toplantıda hazırlanmıştır” ifadesini gördüm. Sanki benim de onay verdiğim yazıyordu. Bu son derece yanıltıcıydı. Çünkü ben programı kabul etmeyerek şerh koymuştum. Şu an bu konuda YÖK’e bir yazı yazdım ancak, yoğunluğumdan dolayı gönderemedim ama hemen göndereceğim.

Biz YÖK’ün bu yaklaşımını bilimsel bir tutum olarak görmüyoruz. Bir alanın adına ve programına o alanın akademisyenleri karar verir. Bilimsel tutum bunu gerektirir. YÖK’ün bizim bu çabalarımıza ve bu duruşumuza saygı göstermesi gerekir. Bizim programımızı kabul etmesini bekliyor ve buna inanıyoruz. Bu konuda biz tekrar yazışmalarımızı ve ısrarlarımızı sürdüreceğiz.

 

Okullarda PDR hizmetleri yeteri kadar gerçekleşmiyor. Ama bunun faturasının alan elemanlarına yüklenmesi bir haksızlıktır

2. www.pdrservisi.com: Hrant Dink cinayetiyle başlayan birçok yazar ve kişi tarafından PDR servislerinin işlevsiz olduğunun dile getirildiği değerlendirmeler yapıldı. Hatta alanımız aşağılandı ve olmasa da olur gibi talihsiz yazılar yazıldı. Sizin bu konudaki değerlendirmeleriniz nelerdir?

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Ben de bir yazı yazmıştım Mümtazer Beye. Sitelerin çoğunda yayımlandı. Şunu kabul etmek gerekir ki okullarda PDR hizmetleri yeteri kadar gerçekleşmiyor. Ama bunun faturasının alan elemanlarına yüklenmesi bir haksızlıktır. Neden? Çünkü 1970’lerde eğitim sistemimize giren bu hizmetler konusunda Milli Eğitim Bakanlığı doğru bir strateji izlemedi. Yani, alan dışı elemanları sürekli atamış, gerekli alt yapıyı sağlayamamıştır. Bizim alanımız demokratik bir anlayışa dayanır; okullarımızda insancıl ve demokratik bu yaklaşımımız hayata geçirilememiştir. Biz öğrencilerle daha insancıl uğraşmaya, ilgilenmeye talibiz.

Bir mesleği icra eden kişilerin yaklaşık yarısı o mesleğin eğitim- öğretimini almamışsa, farklı alanda gelmişse,  o mesleğin icrasında da o mesleğin algılanmasında da sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Ben hep şunu söylüyorum: Yetişmediği bir alanda hizmet beklemek, hizmeti verene de haksızlıktır, hizmeti alana da haksızlıktır. Ben alan dışında atananları asla kınamıyorum. Ben bu uygulamaya karşıyım. Alanımıza ziraat fakültesi mezunları dahi atanmıştır. Şöyle ki önce sınıf öğretmenliğine oradan da rehber öğretmenliğe atanmışlar. Bu durum meslektaşlarımızın şevkini kıran bir durum. Sonuçta bu tür yapılanmalar PDR hizmetlerine farklı bakmalara, olumsuz bakmalara sebep olmaktadır. Elbette bir işi profesyoneller yapmazsa, herkes kendi düşündüğü anlayış ne ise ona göre yapar. Kimisi rehberliği sadece yöneltmenin bir aracı olara görüyor, kimisi disiplini sağlayan bir yöntem olarak veya

papaz cinayetinde olduğu gibi kriz odaklı olarak görüyor. Yani, doğru bir rehberlik anlayışını biz okullarımızda yerleştirebilmiş değiliz. Ama bunun faturası da alan elemanlarına çıkarılmamalıdır. Elbette ki her meslekte olduğu gibi bizim içimizde de yetersiz yetişenler, bu mesleğe bilinçli gelmeyenler vardır. Her mesleğin içerisinde olumsuz örnekler olabilir. Ne yazık ki olumsuz bazı örneklerin çok genellendiğini görüyoruz. Ben hep öğrencilerime söylüyorum, “siz sadece kendinizi değil, bir mesleği temsil ediyorsunuz.” Çok iyi modeller olmalıyız ki mesleğimizin doğru algılanmasını sağlayabilelim. Maalesef, yüz tane olumlu örnek ile bir tane olumsuz örneği silemiyoruz. Dışarıdan bakanlar bizi, odası olan, çay kahvesi önüne gelen, iş yapmayan kişiler olarak görebilir. Bunun için hepimize sorumluluk düşüyor, biz kendimizi doğru ifade etmeliyiz, olumlu örnek olmalıyız. Biz kendimizi yaptıklarımızla kanıtlamak zorundayız

3. www.pdrservisi.com: Rehber öğretmenlerin çalışma saatlerine ilişkin bir takım spekülatif değerlendirmeler var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Ben bu konuda genel müdür ile görüştüm ve genel müdür, çalışma saatleri konusunda herhangi bir değişiklik düşünceleri olmadığını söylediler. Hatta rehber öğretmenlerin çalışma koşulları ve ücretlerini iyileştirme yönünde çalışmaları olduğunu söyledi.

Ben şuna da karşıyım: Çalışma saatlerimiz öğretmenler gibi olmalı. ihtiyaca göre belirlenebilmeli. İhtiyaç varsa ona göre saatler düzenlenmeli. Tercihler döneminde bize ihtiyaç var ve biz okullarda olmalıyız. Biz öğretmen değilsek, öğretmenlerden farklı çalışma saatlerimizin olması normal olmalıdır. Yani, bir mesleği benimsiyorsak, o mesleğin avantajlarını da olumsuzluklarını da kabullenmeliyiz. ‘Yok efendim ben de öğretmenler gibi çalışacağım, onlar gibi tatil yapacağım’ gibi düşünceleri ben alandaki meslektaşlarımdan beklemiyorum. Eğer biz öğrencilere hizmet veriyorsak, öğrencinin bize ihtiyacı olduğu zamanlarda onların yanında olmalıyız. Özlük haklarının buna göre düzenlemesi gerekir.

 

4. www.pdrservisi.com: Hizmet içi eğitim programları hakkında ne düşünüyorsunuz? Çok sınırlı sayıda rehber öğretmen katılıyor. Daha geniş kapsamlı çalışmalar yapılabilir mi?

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Maalesef bakanlık bu konuda meslektaşlarımıza yönelik yeterli sayıda hizmet içi eğitim programları açamıyor. Ama bu konuda üniversitelerden yararlanılabilir. Ücretli de olsa, talepte bulunulmalıdır. Her an bilgilerimizi yenilememiz gerekir. Biz de dernek olarak eğitim programları açıyoruz ve biraz ücret de alıyoruz. Ücretli programların çoğu da büyük illerde. Onlara katılına bilir. Bizim programlara diğer illerden de katılım var.

 

Alanın gelişimi adına, herkesin taşın altına elini sokması gerekir

5. www.pdrservisi.com: Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneğine meslektaşlarımızın çoğu üye değil. Sizin bu konudaki yorumunuz ne?

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Maalesef, derneğe üye olma ve organik bağlarını sürdürme konusunda bazı meslektaşlarımızı ihmalkâr görüyorum. Derneğe üyelik hem mesleki kimlik açısından özdeşim sağlıyor hem de PDR alanını güçlü kılıyor. Derneğe üyelik, bir mesleki aidiyettir. Ben herkesin derneğe üye olmasını bekliyorum. Ben alanın gelişimi adına, herkesin taşın altına elini sokmasını bekliyorum. En azından derneğe üye olmakla bunu yapmış olalım.

Şu anda şube sayımız beşe ulaştı. İstanbul, Eskişehir, İzmir, Adana ve Samsun şubelerimiz açıldı.

6. www.pdrservisi.com: Meslek odası konusunda şuan hangi noktadayız?

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Meslek odası konusunda üç yıldır bir komisyonumuz var. Taslak hazırlandı. Tasarımızı TBMM’ne sunduk. Ön görüşmelerimizi yaptık. Tabii orda bir süreç başladı, belki uzun olacak. İzlediğimiz kadarıyla şu aşamada Milli Eğitim, Sağlık, Adalet ve diğer bakanlılardan görüş istendi.  Çalışma incelenecek, alt komisyona gönderilecek ve sonra bir yasa çıkıp çıkmayacağı netleşecek. Bu süreci hep beraber izleyeceğiz ve takip edeceğiz.

Dernek olarak baskı gücümüzün olabilmesi için katılım yani üyelik bekliyoruz.

 

 

7. www.pdrservisi.com: Son yıllarda kişisel gelişim, motivasyon, NLP ve bunun gibi alanımızla ilgili bir çok konuda, pek de alanda olmayan kişiler çalışmalar yapıyor. İşte kitaplar yazılıyor, konferanslar veriliyor. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Ben bunu hem olumlu hem olumsuz görüyorum. Olumlu yanı şu: Demek ki toplumda bu tip şeylere talep var. Böyle bir eğilim var, böyle bir talep var. Bu bizim alanımız açısından olumlu. Ama maalesef bunların bir kısmı gerçekten bu işi bilmeden yapıyorlar, sırf ticari kaygılarla yapıyorlar. Bizim buna engel olma gibi bir yaptırımımız yok. Halk bunların olumlu ya da olumsuz olanlarını ayırt edebiliyor.

Biz PDR mensupları kendimizi geliştirip bu tür çalışmalara talip olmalıyız. Biz daha iyisini yaparsak, insanlar bir süre sonra bizim değerimizi daha iyi anlayacaktır. Ama meslektaşlarımız bu konuda geri duruyorlar. Bir endüstri mühendisi, bir işletmeci birkaç günlük eğitim alarak bunları yapabiliyor.

 

8. www.pdrservisi.com: Bu röportajımız sitemizde yayımlanacak, sanırım meslektaşlarımız en çok şu sorunun cevabını merak edecekler; “Acaba, Binnur Hanım alanla ilgili geleceğe yönelik umutlu mudur?.. Yoksa bizi daha zor günler mi bekliyor?..”

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Ben her zaman iyimserimdir. Elbette bir takım sıkıntılarımız var kendimizi kanıtlama konusunda. Şu da görülüyor ki, toplumda bize ihtiyaç giderek artıyor. Önemli olan bizim kendimizi iyi yetiştirmemiz. Biz gelişen, ilerleyen, yükselen bir  alan olacağız, ben buna yürekten inanıyorum.

 

9. www.pdrservisi.com: Özelde sitemizi, genelde alana yönelik siteleri nasıl buluyorsunuz?

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Alan adına böyle bir çalışma içine girdiğiniz için sizi kutlarım. Alan ile ilgili birçok site açıldı. Bu sevindirici bir durum. Ancak sitelerin de meslek etiğine uygun çalışmalarını bekliyorum. Etik ilkelere duyarlılık bekliyorum.

 

10. www.pdrservisi.com: Bizi kırmayıp zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz…

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak: Ben de alan adına yaptığınız çalışmalar için sizi kutlar, çalışmalarınızda başarılar dilerim

 

Sizin Neden Web Sayfanız Olmasın!


Web Sayfası İstekleriniz için İletişime Geçiniz.