Prof.Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK Kimdir?

Hacettepe Ünv. Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programında Yüksek Lisansını ve Aynı Üniversitenin Eğitimde Psikolojik Hizmetler Programında Doktora Eğitimini Tamamlamıştır. Uzun Yıllar Türk PDR Derneği Başkanlığı da Yapan Yeşilyaprak'ın Psikolojik Danışma ve Rehberlik Alanında Çok Sayıda Yayınlanmış Makale ve Kitabı Bulunmaktadır. Halen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde Öğretim Üyesi Olarak Çalışmaktadır ve Penn State Üniversitesinde Konuk Öğretim Üyesi Olarak Görev Vermektedir.

foto galeri

Çanakkale Zaferinin 100.yılında şehitlerimizi saygıyla anıyoruz..

Prof.Dr.Binnur YEŞİLYAPRAK*

Ankara Üniversitesi

Eğitim Bilimleri Fakültesi

Çanakkale Zaferinin 100.yılında şehitlerimizi saygıyla anıyoruz..

Benim Dedem Çanakkale Zaferinde Mustafa Kemal’in emrine uymamış…

Türkiye tarihinde bir dönüm noktası olan, Türk ulusunun kaderini değiştiren Çanakkale zaferinin “adsız kahramanları”ından biri de benim dedem.. Onunla ilgili anıları, Arifiye Köy Enstitülü annemle  yaptığım “Damla Söyleşiler” kitabında yayınladım. Dedem, bu savaştan “gazi” olarak dönenlerden.. Diğer bir ifade ile Mustafa Kemal’in emrine karşı gelenlerden.. Çünkü bu savaşa ilişkin nakledilen o  unutulmaz sözlerden  biri de Tümen komutanı Mustafa Kemal’in karşı saldırıya geçmek üzere 57.Alaya şu emri verdiğidir:

Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir”

Henüz 16 yaşındayken üstelik yeni evliyken Balkan Savaşına gönderilen ve evine  ancak Kurtuluş savaşı bittiğinde 11 yıllık aradan sonra dönebilen dedemin öyküsünü annemle yaptığım söyleşiden aktarmak istiyorum.

Kızını Öğretmen Yapmaya Kararlı Bir Savaş Gazisi*

- Kadriye Hanım bu söyleşide babanızın öyküsüne de değinelim. Çünkü bence bu çok ilginç, trajik ve bugün için dersler çıkaracağımız bir öykü. Üstelik o tarihlerde köyde yaşamasına rağmen kızını okutmak konusunda kararlı bir tutum sergileyen bir babanın öyküsü bu.

- Babam ( Vahid Uysal ) ailenin ilk çocuğu, iki kız kardeşi var. Babasını çok küçük yaşta kaybetmiş. On altı yaşında evlendirilmiş. Evlendiğinden birkaç ay sonra Balkan Savaşı çıkınca askere alınmış.  Yuvasını,  henüz doyamadığı güzel eşini bırakmış, savaşa gitmiş. Gidiş o gidiş.. Bu ayrılık çok uzun sürmüş. Savaşta esir düşüp oradan oraya sürülmüş. Birkaç yıl Basra Körfezinde İngilizlerin esiri olarak kalmış, sonra Hindistan’a sürülmüş. Oradan Yemen elleri, Arap diyarında yıllar süren sıkıntılar, maceralar ve çilelerden sonra Türkiye’ye dönebilmiş. Bu arada hiç haber alınamadığı için ailesi onun öldüğünü kabullenmiş, eşi baba evine geri dönmüş. Babam köyüne ulaşamadan, ailesine bir haber gönderemeden yine savaşa katılmış. Birinci İnönü, İkinci İnönü Meydan Muharebesi ve 26 Ağustos’da Kurtuluş Savaşı.. Nihayet düşmanı Ege’de denize döküp yurdumuz düşman işgalinden kurtulunca babam da gönül rahatlığı ile köyüne dönebilmiş. Evinin kapısını büyük bir heyecanla çalmış, annesi açmış kapıyı ve ona ne istediğini sormuş.

Son Güncelleme (Çarşamba, 18 Mart 2015 11:08)

Devamını oku...

 

Öğrenci Karnelerine ilişkin vurgulanacak noktalar ( 23.01.2015)

Karnelerde  ne arıyoruz?

Şimdi sevgili veliler kendinize karşı dürüst olarak bu soruya nasıl yanıt verirsiniz? Evet, farkında mısınız bilmem ama  hızla karneye baştan sona bir göz gezdirdiğimizde önce "pekiyi" ve "iyi" leri mi görürüz, yoksa "zayıf" ve "orta"ları mı?

Ne yazık ki yetişkinler olarak hemen hemen hepimiz önce olumsuzu görür ve ona odaklanırız.

Neden ? Çünkü kendimizi çocukları ve gençleri yargılayacak ve değerlendirecek "otoriteler" olarak kabul ederiz. Otoritenin görevi de genellikle hep yanlışı-eksik olanı ve yetersizliği görmektir!

Oysa insan gelişimi ve davranışını inceleyen çağdaş psikoloji akımları artık bu görüşlerin çöpe atılması gerektiğini savunuyor!

Önce Olumluyu Görün !

Çağdaş psikoloji akımları içinde günümüzde üzerinde en çok durulan yaklaşım olarak kabul edilen Pozitif Psikoloji Kuramı; insan davranışının olumsuz ve yetersiz yönlerini görmek yerine olumlu ve güçlü yanlarının üzerinde durulmasının olumlu etkilerine vurgu yapıyor:

"Çocuğunuzun güçlü yönlerini görün, bu yönlerini övün ve kendine güven duymasını destekleyin, böylece yetersiz yönleri ile daha kolay başa çıkabilir" Çünkü bir sistemin çalışan ve işleyen tarafları, işlemeyen ve çalışmayan taraflarını iyileştirebilme gücüne sahiptir.

Devamını oku...

 

Karneler

İlk ve ortaöğretim okullarındaki  milyonlarca öğrenci, 23 Ocak 2015'de 1.dönem karnelerini alarak yarıyıl tatiline girecek. Anne babalar, çocuklarının karnelerini görmeye hazır mı? Ne yapmayı düşünüyorlar? Onlara, iyi notlar için ÖDÜL, kötü notlar için CEZA vermeliler mi? Karnelere nasıl yaklaşmalı?

Önce bazı araştırma sonuçlarına dikkat çekelim:

Araştırmacılar ne diyor?

Amerika’nın Columbia Üniversitesinde psikoloji alanında yapılan bir araştırmanın (Mueller&Dweck) sonucu bize şunu gösteriyor: Çocukları, gösterdikleri “çaba” nedeniyle değil de “zeka” gibi yetenekleri üzerinden överseniz, çocukların kendilerini geliştirmeleri önünde bir engel oluşturmuş olursunuz! Çünkü yetenekleri üzerinden övülen çocuklar daha çok “sonuç odaklı” bir hale geliyorlar. Yetenekleri üzerinden övülen çocuklar, çabaları üzerinden övülen çocuklara göre çok daha kolay pes ediyorlar, yaptıkları işten daha az keyif alıyorlar ve başarısızlıkları kendilerindeki bir eksikliğe bağlama eğiliminde oluyorlar.

Devamını oku...

 

Ortaöğretimde Başörtüsü Serbestliği: Gelişim Psikolojisi Açısından Bir Değerlendirme

 

22.Eylül.2014 tarihinde ajanslar uzun süre gündemde tartışma yaratacak şu haberi duyurdu:

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öğrencilerinin kılık ve kıyafetlerine dair yönetmelikte değişiklik yapıldığını söyleyerek; ''4. maddesinin birinci fıkrasının e bendinde yer alan 'baş açık' ibaresi ve aynı bendin son cümlesi yürürlülükten kaldırılmıştır. Bununla orta öğretim kurumlarında baş örtülü olarak eğitime devam etmek isteyen kız öğrenciler için bir zaruret, 30 Eylül'den sonraki demokratikleşme paketimizde bazı hususlar yerine getirildiği için, bugün böyle bir yönetmelik değişikliğinin de yapılması zaruret görülmüştür'' diye konuştu (basından).

Eğitim- Sen ve Eğitim-İş, ortaöğretimde başörtüsünün serbest bırakılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açtı. Dava dilekçisini Danıştay'a verdikten sonra açıklama yapan Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir, 9 yaşındaki öğrencilerin başörtüsüyle okula gelmesine ilişkin yönetmelik değişikliğinin, eğitim bilimine, pedagojiye, Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu öne sürdü (basından).

Devamını oku...

 

İlk ve Ortaöğretimde Gelişimsel Rehberlik

Sınıf öğretmenleri ve sınıf rehber öğretmenleri için bir “el kitabı” olarak hazırlanan bu uygulama kitabı; öğrencilerin kişisel-sosyal, eğitsel ve mesleki gelisimlerini sağlamak için daha anlamlı ve coşkulu bir öğrenme ortamı yaratmaya hizmet edecek 100'e yakın uygulama örnekleri ve etkinlikleri içermektedir. Bu uygulama el kitabının, öğrencilerin gelişim özellikleri ve gereksinimleri doğrultusunda, gelişimsel rehberlik anlayışı ile kullanılması; sadece öğrencilerin değil, öğretmenlerin de kendilerini gerçekleştirmelerine katkıda bulunabilecektir. Çünkü bu kitabın yazarı; öğrencilerdeki her olumlu değişimin, öğretmenlerdeki iş doyumunu artırdığını kendi mesleki deneyimleri ve yaptığı araştırma sonuçları ile test edip doğrulamıştır. Hem de defalarca! Bu iddiayı -henüz test etme fırsatınız olmadıysa- bu kitap size sunacaktır. Bu fırsatı iyi değerlendirmeniz dileğiyle...

Kitap Tanıtımı

Kitabı Edinmek İçin...

Son Güncelleme (Salı, 27 Ocak 2015 20:27)

 
Sosyal Medya

Facebook Sayfa

Anketler
Sitemizi Nereden Duydunuz?
 
Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün6
mod_vvisit_counterBu Ay1150
mod_vvisit_counterTüm Zamanlar79746